Peygamberimizin Veda Hutbesi ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, bu iki önemli insanın vasiyeti gibi geliyor bana. Geride kalanlardan istediklerinin özeti sanki. Hem kendime, hem de blog ziyaretçilerine hatırlatma olması maksadıyla ekliyorum.
Okumaya devam et Çoğumuzun bilmesi gereken vasiyetler…Yazılar
Nasıl bir ülkede yaşamak isterdin? Nasıl bir ülkede yaşamak istersin?
- Doğduğumuz ülke kaderimiz midir?
- Kader diye bir şey var mıdır?
- Nasıl bir ülkede yaşamak isterdin?
- Nasıl bir ülkede yaşamak istersin?
- Ülkeyi yönetenler kader midir?
- Bir kişiye ya da bir gruba en fazla kaç dönem yetki verilir?
- Bir grubun kaç kez başa gelmesinden sonra şirazesi kayar, orası burası ayrı oynar? Ülkeyi, topraklarını, içindeki insanları malıymış gibi sayar?
- Kaç dönemden sonra devletin kurumlarını ele geçirir?
- Kaç dönemden sonra basını ele geçirir?
- Hükümetteki, iktidardaki yozlaşmayı engellemek için vatandaş ne yapmalı?
- Takım tutar gibi parti tutanlara halk ne yapmalı?
- Halk nedir, millet nedir, vatan nedir, ülke nedir? Ana dil nedir? Bu kavramları bilmeyenlere ne yapmalı?
- Yerli nedir? Milli nedir bunları bilmeyenleri ne yapmalı?
- İbadetini gösterişe çeviren, imanını göstere göstere yapanlara ne yapmalı?
- Ömründe bir kez ana dilinde dini kitabını okumamışa ne yapmalı?
IIS SSL sertifikasını Korumail GUI SSL olarak ayarlamak
Korumail nx ortamında çalışıyor, SSL sertifikanız Windows ortamda kurulu ise nx ortamındaki sunucuya doğrudan atamayabiliyorsunuz. Tabi kullanılmak istenen sertifikanın * ssl sertifika olduğunu belirtmekte fayda var.
Java Runtime içindeki araçtan faydalanıyoruz dönüşüm için. Aşamalar aşağıdaki gibi:
- IIS üstünden Sertifika Yönetimi mmc snapin vasıtasıyla pfx biçiminde anahtar ve bilimum bilgiyle dışarı alıyoruz.
- Dışarı aldığımız pfx sertifikasının alias değerini keytool ile öğreniyoruz.
keytool -v -list -storetype pkcs12 -keystore sertifikaniz.pfx - Üstteki komutun çıktısında, başlarda sertifikanın alias değeri oluyor, onu öğrenip aşağıdaki komutta kullanmamız gerekecek.
- Dışarı aldığımız pfx sertifikasını kolaylık olsun diye Java Runtime keytool uygulamasının olduğu dizine kaydediyoruz.
- Aşağıdaki komut ile Korumail GUI SSL olarak ayarlanabilecek pfx dosyasına dönüştürüyoruz.
- keytool -importkeystore -srckeystore sertifikaniz.pfx -srcstoretype pkcs12 -srcalias yukaridaki-komuttan-ogrenilen-alias -destkeystore korumailicin.pfx -deststoretype pkcs12 -deststorepass 123456 -destalias 1
- Keytool komutu çalıştırıldığında pfx şifresi istenebilir, mmc sertifikalar eklentisinden sertifika verirken kullandığınız anahtarı unutmamanız ve burada kullanmanız gerekecek.
- deststorepass sonrasındaki değer oluşacak pfx dosyasının anahtarı olacak, 123456 olmak zorunda değil, istediğiniz değeri kullanabilirsiniz.
Bu bilgiye ihtiyaç olma yüzde kaçtır ki buraya böyle bir yazı yazdınız diyebilirsiniz, beni yarım saat kadar uğraştıran bu bilgiyi ihtiyacı olabileceklerle paylaşmak istedim.
Sağlıcakla kalın…
Gereksiz yazı – iyi cumalar
Cuma günü mesajlarının bize faydalarını düşünün.
- Gönderen bu mesajdan ne umuyor? Ne buluyor? Cuma mesajı göndermenizin sevap olarak karşılığı ne?
- Alan kişinin Cuma mesajından faydası ne? Cuma mesajı almanın getirisi, götürüsü ne?
- Cuma mesajına harcanan zamanın hem gönderen için hem de alan için alternatif maliyeti nedir?
- Mesajı okusak ne okumasak ne?
- Hangi cuma mesajı daha makbul?
- kişinin kendisinin eliyle yazdığı, onun kaleminden çıktığını bildiğiniz mi
- kendisine gelen, ancak kendisinin bile seyrettiği okuduğu şüphe götüren ama sadece size ilet yapılmış mesaj mı?
- internet üzerinde başkaları tarafından paylaşıldığı belli olan anonim bir mesaj kopyala yapıştır mı yapılmış
- mesajın içinde size dair hitaplar barındıran, bir listeye atılmayıp, doğrudan şahsınıza atılmış bir Cuma mesajı mı?
- …
- hangi Cuma mesajı makbul?
- Cuma mesajı olmazsa olmaz mı? Cuma mesajı gönderen kişi, sizi hatırlamış mı oluyor?
- Cuma mesajı gönderen kişi için, göndermediklerine kıyasla daha mı değerlisiniz?
- Size cuma mesajı gönderen ile göndermeyen arasında kıyas yapılabilir mi?
Düşündürmeye devam edeceğiz. 🙂
kime, neye ne kadar güvenmeli? muhasebe?
Bu yazı bir şeylere cevap vermek için değil, sorgulamaya ve düşünmeye sevk etmek için? Aşağıdakileri ne kadar güvendiğinize göre sıralayın, kişiliğiniz, karakteriniz ortaya çıkacak.
- anne
- baba
- ülke
- devlet
- millet
- arkadaş
- kardeş
- hukuk
- adalet
- maliye
- ordu
- polis
- bakanlıklar
- bakanlar
- milletvekilleri
- belediye başkanları
- vatandaşlar
- halk
- işçiler
- işverenler
- kanunlar
- anayasa
- memurlar
- bürokratlar
- hakimler
- avukatlar
- savcılar
- doktorlar
- itfaiye
- ormancılar
- komşular
- komşu ülkeler
- şoförler
- bilişimciler
- istatistikçiler
- tüik
- denetleme kurumlar
- yargı
- yasama
- yürütme
- yargı bağımsızlığı
- güçler ayrılığı
- din adamları
- mimarlar
- inşaat mühendisleri
- elektrik mühendisleri
- makine mühendisleri
- eşiniz
- çocuklarınız
- öğretmenler
- hemşireler
- aşçılar
- askerler
- komutanlar
- akrabalar
- hak edenin hak ettiği yere gelmesini sağlayan sistem
- özgürlük
- adalet
- bakkal
- kasap
- eczaneci
- market
- çiftçi
- alıcı
- satıcı
- pazarcı
- ….
Evet yaz yaz bitmiyor, bunları bir düşünün bakalım, hangisine ne kadar güveniyorsunuz, neden daha çok güvenmiyorsunuz, güveniniz arttı mı azaldı mı? Ve en önemlisi kendinize ne kadar güveniyorsunuz? Hangisini ne kadar kandırıyorsunuz, hangisi tarafından ne kadar kandırılıyorsunuz, kime ne kadar yalan söylüyorsunuz, söylediğiniz yalanlar günden güne nasıl değişiyor? İnsanlara inanmadığınız şeyler söylüyor musunuz? İnanmadığınız şeyleri savunuyor musunuz? Neye inanıp neye inanmadığınızın farkında mısınız?
Hayatın içinde kime ne kadar zaman ayırabiliyorsunuz, kendinize ne kadar zaman ayırabiliyorsunuz?
Kendinize ayırdığınız zaman artıyor mu azalıyor mu? Keyifli geçen zamanlar, kederli geçen zamanlar, nasıl geçtiğini anlamadığınız zamanlar nasıl değişiyor? Boşa geçen zaman azalıyor mu? Ömrünüz kısaldıkça kalan zamanınız içinde kaliteli zamanın oranı artıyor mu? Azalıyor mu?
Yaptığınız iyiliklerin sayısı, kalitesi gittikçe artıyor mu azalıyor mu? Asık suratınızı görenlerin sayısı artıyor mu azalıyor mu? Nefret ettiğiniz kişiler gittikçe artıyor mu azalıyor mu?
manevi değerlerin muhasebesi? vicdan muhasebesi?
yazının yazıldığı saat itibariyle bir klasikle yazıyı kapatalım:
bugün Allah için ne yaptın ya da kutsal saydığın değerler için ne yaptın? Kendin dışında başka bir canlıyı ya da canlıları düşünerek toplamda ne kadar zaman geçirdin? Aklında tüm insanlığın olduğu süre ne kadardı? Yarınlar, gelecek, bundan 5 sene sonrası hiç aklına geldi mi?
Siyasi yazı nedir, ülke meseleleri hakkında deneme…
Siyaset ile uğraşmayan sıradan bir vatandaşın ülke meseleleri ile ilgili yazısı siyasi midir? Bana göre değildir. Sonucunda siyasi bir beklenti olmadığı sürece siyasi değildir, memleket meselesini yazan ve siyasetçi tayfasından olmayan kişilerin yazıları, konuşmaları, düşünceleri siyasi değildir.
Birinci parafta belirttiğim üzere bu yazı siyasi değildir, tarafımdan bu yazı siyasi bir kazanç için yazılmamıştır.
Ülkemizin refahı için sorunları beyin fırtınası vb yöntemlerle listelemeli, önceliklerini belirlemeli, bir sırada bunlar çözülmelidir.
Vatandaşın yukarıdaki işlerin her aşamasında yeri ve rolü vardır. İçinde vatandaşın olmadığı bir süreç anlamlı değildir.
Ülkenin içinde bulunduğu durumda, bu sorunların siyasetçiler tarafından tespit edilmesi, önceliklendirilmesi ve etkin bir çözülmesi mümkün değildir. Çünkü siyasetçiler sorunun bir parçasıdır. Sorunun parçası olan o sorunu çözemez.
Sorunun çözümü vatandaşın tetiklemesiyle başlayacak bir süreçtir, siyasetçiler bu çözümü başlatamaz.
Cehaletten beslenen siyasi kesim, varlığının devamı için cehaletin devamını ister, cehaletin bitmesini istemezler. Hitap ettikleri kesim dolayısıyla geleceği planlamazlar, hep günü kurtaracak, gündemi bulandıracak gündelik meselelerle uğraşırlar, iki ileri bir geri ülkeyi bulunduğu noktadan ileri noktalara taşıyamazlar. Vatandaşın kendi menfaati için geçmişi kaşıyan, geçmişteki meselelerden beslenen, kısır döngüden başka bir sonucu olmayan konularla uğraşan bu siyasetçi güruhundan uzak durması şarttır. Bu güruhu nasıl anlarsınız? Uzak durmanız gereken bu güruhu nasıl çıktığı yere geri gönderirsiniz? Bunlara yüz vermeye gelmez, bunlar şımartılmaya gelmez.
Uzak durmanız gereken siyasi güruhun özelliklerini listelemek gerekirse:
– bunlar hep geçmiştedir, yaşanan günün, dönemin içindedir. Hep geçmişi kaşır, hep milleti bölecek konu ve gündemlerle uğraşır.
– bunların gelecekle ilgili planları yoktur. Ne ufukları vardır, ne vizyonları. Küresel rekabetle ilgili vatanının ve milletinin üstün olduğu özellikleri bilmez ve bu avantajları kullanan planlar yapmazlar.
– devamı gelecek….
Türk futbolunun düştüğü hal
Başlıkta hata var, çünkü Türk futbolu yok, katma değeri Türklere ait olmayan, Türklerin vatanı olan ama Türkler tarafından yönetildiği şüpheli olan topraklarda çoğunluğu Türk vatandaşı olmayan futbolcular tarafından icra edilen, olayın sadece seyirci kısmında Türklerin çoğunlukta olduğu bir spor dalı olmuştur Türkiye Futbolu.
Aslında Türkler için bir şey ifade etmemektedir. Çaresizlikten, alışkanlıktan, yerine bir şey koyamamaktan bir sürü insan bu sporla vakit geçirmeye çalışmaktadır.
Bu futbola Türk futbolu dememize sebep olabilecek tek gerekçe: sporun bu hale gelmesine sebep olanın Türkler olmasıdır. 3 yabancı, 4 yabancı, x+y yabancı, 10 yabancı, z+y yabancı futbolcu + z+m teknik ekip + yabancı yayın grubu derken Türkler başrol olmaktan çıkmış figürana dönüşmüştür. Artık isteseler de kontrol edemezler. Geriye gidişe kimse devrim de demez, seyircinin çözüme katkı için yapması gereken seyretmemek, şans oyunu oynamamak, ilgiyi bir süreliğine kesmek olmalıdır. Çünkü talep eden konumundaki odur, doğru şeyi talep etmesi ve doğru talep gerçekleşene kadar istediğini tam olarak anlatması ve arkasında durması gerekmektedir.