Yüzbaşının kızına olan aşkı okudum

Yüzbaşının Kızı2000’li yılların başında öğrenci iken harçlıklarımdan arttırdığım paralarla aldığım Dünya Klasikleri serisinden Aleksandr Puşkin‘in Yüzbaşının Kızı isimli romanını okumak bugünlere nasip oldu. Açıklamadığım 2009 etkinlik takvimimin bir maddesi olan ayda en az bir edebi kitap okumak hedefini Ocak itibariyle başarmış durumdayım.

Kitap dünya klasiklerine girmeyi haketmiş. Gayet sürükleyici, okumam çok uzun sürmedi, ne kadar hazmedebildim orasından emin değilim.

Kitaptan çıkarabildiğim mesajlar:

  • Hayatta karşılaştığımız tesadüfler ve anlık kararlarımız hayatımızın ileri ki safhalarını beklenmedik şekilde etkileyebilir.
  • Aşkların ilk görüşte başlaması gibi bir şey yoktur. İlk görüşte pek etkilenmediğiniz kişilere de zamanla aşık olabilirsiniz. Nasip, kısmet olayları yani.
  • Aşklarına bekledikleri karşılıkları alamayan şahsiyetsizler aşklarını elde etmek için adi yöntemlere başvurabilirler. Okurken bu kişilere kin duymanız muhtemeldir, bu zatlara empatiyle yaklaşmak pek mümkün değildir.
  • Aşk uğruna her şey yapılabilir. Aşk için saçma sapan şeyler yapmaktansa bir mantık silsilesi takip etmek mutlu sona ulaştırabilir. İki eliniz kanda da olsa sevdiğinizin yollarını gözünüz keser.
  • Vesaire vesaire.

Kitabın kısa özetini Morpa Kültür Yayınları “1833-36 arasında yazdığı ve Pugaçov Ayaklanması’nı konu alan Yüzbaşı’nın Kısı Puşkin’in roman alanındaki şaheseridir” şeklinde yapmış. Okumakla bir şey kaybetmezsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Doğrulama sorusu *