İsrail mi haklı Filistin mi?

Güvercinİsrail mi haklı Filistin mi? İsrail mi güçlü Filistin mi? Öldüren mi haklı öldürülen mi suçlu? Tek çözüm mü savaş? Son çözüm mü savaş? Barışmak için illa ki savaşmak mı lazım? Barışmak için illa ki öldürmek mi lazım?

Kavga eden iki insanı uzlaştırmak için ne yapmak lazım? Güçlünün yanında mı olmak lazım? Güçsüzü mü korumak lazım? Güçlü haklıysa güçsüzü yoketmesine izin mi vermeli? Güçsüz haklıysa güçlüyü mü cezalandırmalı?
Sorun nasıl çözülecek? Kimler çözecek? Kavga eden iki kişiden biri pes edene seyir mi edeceğiz? Yoksa araya girip ayıracak mıyız? Bir daha kavga etmelerini nasıl önleyeceğiz? Aile büyüklerini araya mı sokacağız? Sonunda suçlular mahkemede yargılanacak mı? Yapanın yanına hep kar mı kalacak? Olayın tarafları ne istiyor? Komşular ne istiyor? Aile büyükleri ne istiyor? Mahallenin kabadayısı duruma ne diyor? Orta yol nasıl bulunacak?Sorular sorular sorular bu sorular durup dururken insanın aklına gelmiyor. Hangisi olursa olsun her iki taraftan da ölen suçlu ya da suçsuz, küçük ya da büyük insanların ölmesi kısaca insanların ölmesi etkiliyor. İnsanın sonu olmayan düşüncelere sevkediyor. Ölümleri görüyorsunuz, yaralanmaları görüyorsunuz, bombalamaları görüyorsunuz ama sadece seyrediyorsunuz, elinizden hiçbir şey gelmiyor. Yapabildiğimiz en kolay şey dua etmek, ölümlerin bitmesi için savaşın sona ermesini dilemek tutunduğumuz ilk dal.

Günlük hayatın dilinden bugün orada mazlum ve masum insanların ölmesini seyreden, yapması gerekenleri kendi çıkarları için yapmayan ve mümkün olduğunca geciktiren insanlarla kendimizin de yüzyüze gelme tehlikesi, aynı vahşete bizim de maruz kalma olasılığımız, bugün onların yaşam haklarını alanların yarın bizim haklarımızı elimizden almaya kalkma tehlikesi..

“Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü ve ilkemize kendimiz de uymalı başkalarını da uydurmalıyız. Orta çağda yaşamıyoruz artık, fiziki hakimiyet, ekonomik hakimiyet, evrenselleşme vb her türlü enstrüman güçlü beyinlere ve güçlü stratejilere tesir edemez. İnandığımız, inandığımızı dilimizle ikrar ettiğimiz hususları neden gündelik, sosyal, ulusal, uluslararası hayatımızda uygulamıyoruz. Filistin onca yıldır her türlü işgal altındaki bir toprak parçası, sınırlarını kendileri kontrol edemiyorlar, topraklarını kendileri kontrol edemiyorlar, kendi sınırları içinde herhangi bir şey yapma yetkileri yok, ama bazı terör olaylarından devlet nezdinde sorumlu tutuluyorlar ve rutin dönemlerde topraklarına giriyorlar çıkıyorlar. İnsanın aklına bariz soykırım alternatifi gelmiyor değil. Güvenlik kaygısı falan değil direkt soykırım diyesi geliyor insanın. Vakti zamanında soyları kırılmış, göçe zorlanmış, çeşitli işkenceler çekmiş insanların kendilerinden daha zayıflara karşı göstermiş oldukları tutumu hiçbir şekilde anlayamıyorum.

Kutsal toprakları olarak ilan ettikleri yerlerde sürekli savaş sürdürmek hangi inancın eseridir? Kutsal toprakta savaş olur mu? İnsan kutsal olarak adlettiği alanlarda can alır mı? O kadar çile çekip, kutsal toprakları için savaşlar verip, orada yerleşen insanların bu kana susamışlığına anlam vermek, empati kurmak çok zor. Biraz geçmişlerini hatırlasınlar, Nazi Almanya’sında yaşadıklarını gösleri önüne getirsinler. Dünyanın değişik yerlerinde karşılaştıkları olumsuz yaklaşımları hatırlasınlar ve yaptıklarına baksınlar.

Yıkıcı çözümlerden ziyade yapıcı çözümlere kafa yorsalar, sorunun çözümünü isteseler bu sorunu şimdiye kadar defalarca çözüp sonuca ulaştırırlardı. Ya çözmek istemiyorlar, ya hasımları yok olana kadar savaşı sürdürmeyi düşünüyorlar, ya da ne yaptıklarını artık kendileri de unuttular.

Siyasetçiler gibi konuşup konuşup çözümsüz kapatmak istemiyorum. Çözümde en büyük sorumluluk bölge ülkelerine düşüyor. Biraraya gelecekler, ortak bir karar ve strateji belirleyecekler. Çizdikleri bu stratejiyi en çok İsrail’e karşı, İsrail’i destekleyen ülkelere karşı, İsrail’i destekleyen olaya sessiz kalan büyük markalara karşı uygulayacaklar. İsrail’in Filistin’e uyguladığı ambargolar, sınır engelleri vb’yi İsrail ve dostlarına karşı uygulayacaklar. Dikkat edin savaşla veya saldırı ile değil. Yasal sınırlar çerçevesinde belki Filistin’in yaşadığı sıkıntıyı onlarda yaşayacaklar ama İsrail’i barış masasına zorla oturtmak adına bu tarz ekonomik, siyasi, sosyal eylemler uygulayacaklar.

Bireyler olarak bizlerde benzer eylemler uygulayacağız. İsrail’i ya da savaş yanlısı, terör yanlısı tarafı destekleyen kurum ve hizmetleri kullanmayacağız. Filistin’e giden insani yardımlara katkıda bulunacağız. Savaşmak seçeneğini son aşama olarak değerlendireceğiz. İzlenen barışa zorlama stratejileri tutmazsa, vahşet içermeyen yollar sonuç vermezse mecbur savaş alternatifine yöneleceğiz.

Microsoft’un olay hakkındaki görüşü nedir? Google’ın nedir? Coca Cola’nın görüşü nedir? Ticari kaygılarla haksızlıklara ses çıkarmayan sosyal duyarlılığı olmayan bütün firmaları hayatımızdan sileceğiz ya da onlara olan bağımlılığımızı azaltmalıyız.

Bireysel olarak bir hareket planımız olmalı. Neler kullanıyorum, neler almayı planlıyorum? Hangi markalar kullanıyorum. İnanıyorum ki bir şekilde İsrail’le bağlantınız çıkacaktır. Yahudiler = İsrail demek istemiyorum ama o ilişki de yadsınamaz. Mesela Yahudilerle yüzde 80 bağlantısı olan büyük firmaların işlerinin azalmasına sebep olup kendi anavatanlarına, devletlerine barış yolunda baskı yapmalarını sağlayabiliriz. Biliyorum bu alternatif hiçbir zaman hedefe ulaşmıyor. Çıkıp hiçbirisi bu vahşeti kınamıyor. Yapacak bir şey yok, kendi sokaklarımızda çığlık atıp seslerimizi İsrail’in duymasını beklemek boşa kürek sallamak.

Kendi yönetimlerimizi yönlendirebiliriz. Ekonomik, askeri vb işbirliklerin bitirilmesini talep edebiliriz. Şiddeti kes diye basın açıklaması yapmaktan ziyade şu sözleşmeleri bitiriyoruz, şu anlaşmalar feshedilecektir şeklinde etkili bir yaklaşım tercih edilebilir. Ama bizim kendi yönetimlerimize sesimizi ne kadar duyurabildiğimiz ayrı bir tartışma konusu.

Her ne şekilde olursa Allah’tan bu vahşetin bitmesini diliyor, savaş yanlısı insanlık suçlusu, cinayet işlemiş İsrail’li ya da Filistinli bütün sorumluların cezalarını çekmesini diliyorum. Allah masum ya da suçlu ne olursa olsun insana kıyan herkesin belasını versin. Sahip olduğu gücü hakkıyla kullanmayan yönetimlerin cezasını versin. Farklı hesaplar peşinde koşup savaşı seyreden ve destekleyen unsurların kazdıkları çukurda boğuldukları günleri görebilelim.

Çaresizlik çok kötü bir şey. Yıllar geçiyor, teknoloji ilerliyor ama insani değerler unutuluyor galiba. 2009 ‘a savaşla girdik, yıllardır süren savaş bu sene biter inşallah.

İsrail mi haklı Filistin mi?” hakkında 2 yorum yapılmış, çok şükür

  1. İsrail topraklarının zaman içindeki büyümesi, Filistin topraklarının zaman içinde eriyip gitmesi saldıranın ya da saldırmış olanın kim olduğunu daha iyi gösteriyor sanki..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Doğrulama sorusu *