Öğrencinin, öğretmenin ne derecede çalıştığı sınavda belli olur. Yerel yönetimlerin ne derece çalıştığı olağan dışı şartlarda belli olur. İstanbul’a kar düştüğü andan beri belediyelerin sınavlardan geçer not aldığını söyleyemeyiz.

  1. İlk gün Metrobüs yollarının tuzlanmasının unutulması sebebiyle metrobüs yollarında yürüyen yayalara şahit olduk.
  2. Bir klasik tekrar cereyan etti. Şovmen yöneticilerimiz klasik uyarılarını yaptılar. Dediler ki havalar şu günlerde iyi olmayacak. Lütfen özel araçlarınızla trafiğe çıkmayın, toplu taşıma araçlarını kullanın. Bunu demesi kolay! Normal günlerde toplu taşıma yükünü çekemeyen toplu taşıma araçlarının sayısı şovmen başkanların uyarı yaptığı günlerde  arttırılmadığından normal günlerde de insanları insan gibi taşımayan toplu taşıma kurumunun böyle doğal şartların zorladığı günlerde hizmet kalitesi yerlere iniyor. Zaten insan gibi taşımayan IETT, böyle karlı, yağmurlu günlerde hepten çığrından çıkıyor. Hareket saatleri sapıyor. Koordinasyonsuzluk daha çok farkediliyor. Bugün Zincirlikuyu’dan Yenibosna’ya Metrobüs ile her zaman ki gibi geldim. Ancak sonrasında hava şartları gibi felaket bir toplu taşıma ile karşılaştım. Duraklarda izdiham. Hareket saatleri şaşmış otobüsler. İnsan taşıma kapasitesini değişik noktalara taşımış otobüsler. İnsan olduğumu, tabanvay ile daha bir insan gibi yolculuk yapabileceğimi düşünerek Yenibosna’dan İkitelli’ye tabanvay ile yola çıktım. Ramazanın toklara açlığı öğrettiği gibi bu yolculukta araçların kıymetini öğretti bana. Çok sayıda Toplu Taşıma aracı geçti yanımdan. Özel araçlar da geçti. Lüks araçlar, orta halli araçlar, beğenmediğimiz kuş diyerek dalga geçtiğimiz Şahin, Kartal türü araçlar… Yürürken durakta bekleyenlere baktım. Sinsice çaktırmadan yandan sıyrılan kısa mesafede taşıma yapmak istemeyen ruhsuz taksiciler. Şoför dışındaki koltukları boş olarak seyahat eden vicdansızlar. Buradan ta Somali’deki ihtiyaçlarına yardım gönderen dengesizlerin yol kenarında araç bekleyen insanlar konusundaki vurdumduymazlıkları değişik şeyler düşündürüyordu ki Halkalı köprüsü yakınlarında bir Şahin yaklaştı ve şuraya gidiyorum, eğer uygunsa sizi de götürebilirim dedi. Hem şoför tarafından riskli hem de benim için riskler taşıyan bu teklifi değerlendirdim ve kabul ettim. Hedefe kadar sohbet ettiğim Yozgatlı gurbetçi kardeşime tekrardan Allah razı olsun diyorum. Para ve imanın kimde olduğunun belli olmayacağı sözü insanlık için de söylenebiliyor demek ki.
  3. Taksici esnafı, minibüsçü vb esnafın ticari kaygılarının hizmet hedefinin önüne geçtiği bariz bir gerçek olmuş. Normal hava şartlarında müşteriyi görünce ne yapacağını şaşıran taksicilerin zorlu hava şartlarında müşteri beğenmemesi beni ifrit ediyor. Meslek ahlakı olan taksiciler istiyoruz. Buradan duyurulur.
  4. Bugün toplu taşıma duraklarında araç beklerken servis dışı yazan, garaja giden, ne yaptığı belli olmayan otobüsler gördüm. Koordinasyonun zirve yapması gereken zorlu hava koşullarında bu arkadaşların kaynak ve zaman israfı yapması çok lüks. İnsanlar duraklarda üşürlerken, bütün insanların toplu taşıma araçlarına yönlendirdiği bir zamanda kaynak planlamasının daha iyi yapılmasını beklemek hakkımız.
  5. Zorlu hava şartları için, olağanüstü durumlar için memur mantığında çalışan özel yönetimlerimizin bir hazırlığı yok. En çok seçim zamanı vaatleri savururken çalışan insan grubunu bu zamanlarda da çalışmaya devam ediyorum.

Şimdi diyecekler ki biz aslında başarılı bir sınav verdik. Eskiden durum daha kötüydü vs vs. Allah akıl fikir versin size.